Saturday, November 26, 2011

Contemporary İstanbul 2011

Saturday, November 26, 2011 3 Yorum

Tartışmasız en iyilerin olduğu çağdaş sanat fuarı Contemporary bu yıl da en popüler ve en kaliteli organizasyon olma yolunda sağlam adımlar attı. Büyük ilgi gösterilen fuarı dün ziyaret edebildim ve oldukça kalabalık olduğunu söyleyebilirim. Ama bu kalabalık Tüyap' ta olduğu gibi sizi engelleyecek cinsten değil, yani boş bir kalabalık yok ve insanlar başka insanlara engel olmama konusunda oldukça duyarlıydılar. Henüz gidemeyenler için en önemli tavsiyem sakın aç gitmeyin. Çünkü yiyecek seçeneğiniz neredeyse yok ya da korkunç pahalı. Bunun dışında planlama, organizasyon ve ilgililer, kısacası her şey son derece profesyoneldi. Özellikle fotoğraf ta çekecekseniz fuarı hissede hissede gezmeniz en az 3 saatinizi alıyor. Fuardan ayrılırken hissetiğiniz sanatsal tatmin paha biçilemez cinsten.


                                         















Thursday, November 24, 2011

DÜKKAN Creative / Never Mind The Bosphorus

Thursday, November 24, 2011 2 Yorum

Bugün Tünel taraflarında yürürken daha önce Akaretler' deki şubesinden bahsettiğim  Autoban ve Dükkan tabelalı bir atölye keşfettim. Dükkan Türkiye' de ulaşılabilir sanat işlerini satışa sunan ilk yer olma özelliğine sahip. Görür görmez içeri girdim ve Never Mind The Bosphorus isimli ipek baskı tekniğinin gösterildiği workshopun 16-20 Kasım arası burada gerçekleştirildiğini öğrendim.


Workshopu kaçırsam da,  neyse ki 27 Kasım' a kadar alıma açık bir çok postere sahip olabilme ve fotoğraflayabilme şansını yakaladım.



Özellikle Londra merkezli illüstrasyon dergisi  Le Gun ekibi inanılmaz işlere imza atmış. Atölye' ye girdiğiniz zaman Le Gun çizimleri diğerlerinden kolaylıkla sıyrılıyor.






 Karanlık ve absürd bir bakış açısına sahip illüstratörlerden oluşan Bare Bones' un çalışmaları ise heyecan, biraz korku ve şaşkınlık uyandırıyor. Korkarken güldüren resimler başarılı bir kara mizah örneği.




 Yine Londra merkezli Heretic Printmakers' da asi sokak tarzının önemli temsilcilerinden.





 Tam da yılbaşı yaklaşırken özel ve değişik bir hediye almak isteyenler için Dükkan' a uğramak yeterli. Evinizin bir duvarında görmek isteyeceğiniz bir çok değişik seçenekte mevcut.



Tuesday, November 22, 2011

7. İstanbul Animasyon Festivali

Tuesday, November 22, 2011 0 Yorum

Animasyon severler! Bugün Pera Müzesi' nde başlayan 7. İstanbul Animasyon Festivali 27 Kasım' a kadar devam ediyor. Stop-motion, CGI ve çizgi sinema gibi farklı tekniklerle uyarlanmış, son iki senenin en iyi 215 filmi  bizi bekliyor.


Festivalde gösterilecek filmler 24 farklı kategoriye ayrılmış. Bunlardan bazıları: Edebi Uyarlamalar, Hayvanlar Alemi, Stop Motion Güzelleri, Doyumsuz İnsanlık, Tablo Gibi, Abastract, Belgeselimsi, Kasımda Aşk Filmleri Başkadır ve Yemek Üzerine. Bu kaçırılmaz festivalde beni en heyecanlandıran isimler:


 Bafta ve Cannes film festivallerinde gösterilen Quay Brothers'ın Edebi Uyarlamalar bölümündeki Maska' sı, Yemek Üzerine bölümünden The Bellies ve Notes of a Gourmet, Victor Hugo Airport Tunnel, Juan Pablo Zaramella'dan  Heavy Heads ve Paths of Hate ve son olarak Kore animelerinin ilginç örneği Green Days: Dinosaur and I.
Programa bakınca sadece bir günle yetinmenin mümkün olmayacağını görüyüoruz. Herkese iyi seyirler.






Monday, November 14, 2011

Another Earth

Monday, November 14, 2011 1 Yorum

Bir dünya düşünün bir yerlerde sizi bekliyor ve keşke dediğiniz her şey için yeni bir şans elde edebiliyorsunuz. Hiç bir şey hatırlamayacak olsanız da bazen unutmak en iyisidir.


 Sundance film festivalinde Alfred P. Sloan Prize( bilgi )ödülüne layık görülen bilim kurgu ve drama türündeki 2011 yapımı filmin yönetmenliğini Mike Cahill üstlenmiş. İlk filminden ödülle dönmesi de takdire değer doğrusu. Film son zamanlarda beğenerek izlediğim ve buradan da paylaştığım Melancholia isimli filmle bazı noktalarda zaman zaman benzeşiyor. Bilim kurgu ve bu yönde seyreden senaryolardan keyif alanlar bu filmden de hoşlanabilirler.


Mutlaka hayatımız boyunca en az bir defa bile olsa düşünmüşüzdür acaba evrende yalnız mıyız  ya da başka bir hayat var mı diye. Filmde bu düşüncenin gerçeğe dönüştüğünü ve insanların ikinci bir dünya gerçeğiyle nasıl şok olduklarını görüyoruz.


Baş rollerini Brit Marling (Rhoda) ve William Mapother ( John)' in paylaştığı film trailerıyla da merak uyandırıyor.





Saturday, November 5, 2011

Melancholia

Saturday, November 5, 2011 2 Yorum

Lars Von Trier' in Türkiye' de Ocak ayında vizyona girecek olan filmini Filmekimi' nde izleyememiş olanlar için net tavsiyem: Ocağı beklemeyin! Zaten izledikten sonra sinemada da izlemek isteyeceğinize şüphem yok. Kadrosunda Kirsten Dunst, Charlotte Gainsbourg, Kiefer Shuterland, Stellan  Skarsgard ve John Hurt gibi güçlü isimlerin yer aldığı filmde  dogma stilinin etkisini oldukça hissediyoruz. Oyunculuklar, kurgu ve filmin derinliği dışında aklımda kalan en güçlü yorum nasıl harika sahneler ve nasıl fotoğraflık kareler olduğuydu.



Filmde Dünya' ya çarpmak üzere beklenen Melancholia adlı gezegenin iki kız kardeş  ve çevrelerinde gelişen etkilerinden bahsediliyor. Psikolojik problemleri olan Justine (Kirsten Dunst) ve ona yardımcı olmaya çalışan kız kardeşi Claire' in (Charlotte Gainsbourg) dünyanın sonuna nasıl farklı açılardan yaklaştığının konu edildiği bu harika film başlangıçta düğün sahnesiyle başlayıp yerini  bunalımlı ve gergin bir bekleyişe bırakıyor.


İki kadın oyuncununda muhteşem bir performans yarattıkları ortada. Ancak soyduğu ünlüler listesine Kirsten Dunst' ı da ekleyen Lars Von Trier' i  de film dışındaki bu başarısı içinde ayrıca tebrik etmek lazım. 


Dünyanın sonunu şiirselleştirmek!




Lars Von Trier' in yaptığı işte tam olarak bu!

  Ve son olarak  Lars Von Trier' in filmin konusuyla ilgili olarak söyledği ''No More Happy Endings'' ve filmin traileri...





Tuesday, November 1, 2011

Nightmare Before Christmas and The Best of Celebrity Halloween Costumes

Tuesday, November 1, 2011 1 Yorum

Cadılar Bayramı en eğlenceli ve renkli günlerden biri şüphesiz. Ancak benim gibi midterm zamanına denk gelen kişiler için sanırım en iyisi stop motion oscarlı bir halloween klasiği olan Tim Burton'ın  The Nightmare Before Christmas' ı nı  izlemek olacak. Bu ritüeli yerine getirmek, kim ne giymiş diye bakmak ve ben olsam ne giyerdim diye düşünmek dışında birde korkutulmayı bekleyeceğim :)




Heidi Klum - Visible Woman

Christina Milian - Avatar

Annalyne McCord - White Queen from Alice in Wonderland

Kim Kardashian - Poison Ivy


Vee ben olsam hiç düşünmeden Michelle Trachtenberg' ın da yaptığı gibi Marie Antoinette olurdum.

Michelle Trachtenberg - Marie Antoinette

Happy Halloweens!



Copyright © Venus En Me