Thursday, December 13, 2012

Experimental Coctail Club in London

Thursday, December 13, 2012 1 Yorum

 Londra'ya gidip de Soho'yu görmemek olmaz. Soho'ya gelip de, bir arka caddedeki China Town'a uğramamak hiç olmaz.

(If you are in London, you have to visit Soho. If you are at Soho, you have to visit China Town next door.)

Experimental Coctail Club, China Town'da yürürken göremeyeceğiniz, görseniz de orası olduğunu ilk seferde anlayamayacağınız bir yer. Buraya gitmek için yapmanız gereken; kulübün gizli kapısının görselini internetten bulmak ve tek tek bakarak doğru kapıdan içeri girmek. Üzerinde kırmızı bir leke bulunan bu siyah kapı, oldukça gösterişsiz. Bir de kapının önünde rezervasyon kontrolü yapan görevliler, kapıyı görmeden geçmenize neden olabilir.

(Experimental Cocktail Club is a place that you wouldn't realize you are walking by while you are in China Town. You need to get the image of the club's secret door from internet and you need to check every door in the area one by one to find the right one. The door has a very ordinary look with its plain black paint and red mark on it. Also the people who checks the reservations at the door can make you miss the place as well.)


Gizli Kokteyl Bar'a gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızda fayda var. İki gidişimde de oldukça uzun bir rezervasyonsuzlar kuyruğu vardı.  Telefonla rezervasyon kabul etmedikleri için buradan rezervasyonunuzu yaptırabilirsiniz.

(I strongly suggest you make a booking before you visit the club. When I first visited the place there was a huge queue. As they don't accept bookings over the phone you may want to make a booking here)

Kapı bulma merasimini atlattıktan sonra içeri adımınızı atar atmaz gayet karakterli bir mekanda olduğunuzu anlıyorsunuz.  1920'leri andıran vintage dekorasyonu ile loş ve siyahların hakim olduğu bir ortam sizi karşılıyor. İçinizden 'Kesinlikle bu kadar aradığıma değdi!' diyorsunuz.

(After you are done with the ceremony of "finding the door" you realize how great the place is as soon as you walk thru the door. The moody interior of the place reminds you of the 1920's vintage style, it's quiet dark and black takes over the place. It certainly is worth seeking.)


Burası belli ki, çoğunlukla Londralılar tarafından biliniyor ve henüz turistlerin 'gidilecek yerler' listesine girmemiş. Bunu iş çıkışı kendilerini buraya atan iyi giyimli Londralılardan anlayabilirsiniz. Neredeyse herkesin müdavim gözüktüğü yerde menü, bizim için oldukça yabancıydı. Neyse ki bara oturduk ve bir mekanı tanımak için en iyi yol olan barmenle sohbete başladık.

(The place is obviously a spot mostly locals prefer as most of the crowd was the good looking, well dressed British people who just finished work. It looked like everyone knew what's on the menu and we felt like we were the only ones who needed the bartender's help.)


Barmen'in bize menüyü verip, nasıl tatlardan hoşlandığımızı sormasıyla hepimiz farklı farklı siparişlerimizi verdik. Ben, Londra'da yaza erken veda ettiğim için 'Winter Is Coming'i seçtim. Yıllanmış Pierre Ferrand konyağı ile yapılan kokteylimin içinde; Banks Rum, Campari (İtalyanların yemek üstü içkisi), Campari'den de acı olan enginar aromalı likör Cynar, İtalyanların 40 çeşit ot ve baharattan yaptığı Fernet Branca, yine bir İtalyan içkisi olan ve tadı Martini'ye benzeyen Cinzano ve acı portakal ile nasıl bir tadı olduğunu siz hayal edin. Bu kadar iyi içkinin bir araya gelmesiyle ortaya kötü bir şey çıkar mı hiç? Kokteylin adı yüksek alkol oranıyla sizi kışa hazırlama sözünü tutuyor ve içinizi bir anda ateşliyor.

(The bartender handed us the menu and he started asking what flavors we like and that's how we got to decide on our orders. I said my goodbye to summer early this year so I picked "Winter is coming". As you can imagine, aged Pierre Ferrand, Banks Rum, Campari, Cynar, Fernet Branca,Cinzano and bitter orange creates a fabulous taste. All these different types of alcohol could never create something bad anyway. The name of the cocktail is definitely a spot on as it fuels you up for winter with the first sip and you feel the heat thru your blood. )



Kokteyller hazırlanırken barmenler barmenliği bırakıyor ve adeta birer kimya profesörüne dönüşüyorlar. Damlalarla koydukları içki karışımlarında o kadar titizler ki, gözlerinizi hayranlıkla onlardan alamıyorsunuz. Hassas dokunuşları hızlı ve kendilerinden emin hareketleriyle ortaya olağanüstü birşeyler çıkacağı çok belli.

(The bartenders become the professors in a chemistry lab while they are preparing the drinks. They are extremely precise with the drop of alcohol they add to the mix, it's hard to take your eyes off of them. While you are watching them you just feel something amazing is getting created with the bartenders' delicate touches, fast and confident gestures.)


İçkilerimizi içtikten sonra menüyü bir türlü geri vermek istemeyişimi fark eden barmen, bana menüyü alabileceğimi söyleyince tabii ki çok sevindim. Kalınca bir kağıda çıktı olarak basılmış basit menü, aslında böyle değilmiş. Müşteriler tarafından çalınan menüler eksilmeye başladıkça, çareyi maddi değeri olmayan menüler basmakta bulmuşlar. Tariflerinin çalınmasından endişelenip endişelenmediklerini sorduğumda ise bu konuda çok rahat olduklarını, çünkü kimsenin bilmediği başka sırlar da olduğunu belirttiler.

(After we finished our drinks the bartender realised that I still hung on to the menu and he told me to keep it. It's a very simple looking menu printed on a thick paper and we have been told that's not the original design of it, as they had to find a cost effective solution for the menus getting stolen by the customers. When I asked the bartender if they were worried people got their recipes he assured me they have more secrets than it shows on the menu. )


Diğer favorilerimize gelince; alkol oranı iyice yüksek olan 'Smoke &  Mirrors ve Get Buck in Here'ı denemenizi tavsiye ederim. Bütün kokteyller 11,50 pound ve %12,5 servis ücreti ekleniyor. Burası kesinlikle Londra'ya gidildiğinde uğranması gereken yerlerden biri olmayı hakediyor.

(Other favorites were; Smoke & Mirrors and Get Buck in Here. All the cocktails are 11,50 pound and the surcharge is %12,5. This place is definitely worth a visit if you are already in London.)


Açık olduğu saatler: 6 PM- 3 AM
13 A Gerrard Street W 1 D 5PS London

Trading Hours: 6PM- 3 AM
Address: 13 A Gerrard Street W 1 D 5PS London





Copyright © Venus En Me