Showing posts with label Australia. Show all posts
Showing posts with label Australia. Show all posts

Sunday, February 19, 2012

Chinese Garden of Friendship, Sydney

Sunday, February 19, 2012 5 Yorum

Geçen hafta Avustralya' da yasayan ablamı ziyaret etmek için Sydney'deydim. Bu güzel tatilden bahsetmek istediğim bir kaç yerden biri de beni doğası ve enerjisiyle büyüleyen Chinese Garden... Buraya girdiğiniz zaman gerçekten aklınızda ne varsa uçup gidiyor ve yerini sonsuz bir huzura teslim ediyor...

(Last week I was in Sydney, Australia to visit my sister who has been living there for the last 6 years. One of the locations I would like to mention from my great holiday is the Chinese Garden of Friendship. )


Geleneksel Çin Bahçesi olarak ta bilinen bu minyatür cennet Sydney' in en hareketli limanlarından Darling Harbour' da yer alıyor. Burası aynı zamanda Çin ve Avustralya dostluğunun da önemli bir sembolü.

(Initiated by the local Chinese community to share their rich cultural heritage and celebrate Australia's 1988 Bicentenary, the Chinese Garden is the result of a close bond of friendship and cooperation between the sister cities of Sydney and Guangzhou in Guangdong Province, China. )


Bahçeye girerken doğayla uyumlu Çin mimarisi eşliğinde sanki zamanda geriye doğru yolculuk yapıyorsunuz. Bahçe su, bitki, taş ve mimari gibi elementleri bir araya getiriyor.


(Entering the gardens is like walking backwards in time into the quiet solitude of ancient Chinese architecture and it's relationship with nature. The garden combines the elements of water, plants, stone and architecture.)


Chinatown'a yürüme mesafesinde olan Chinese Garden sadece turistik bir durak değil. Aynı zamanda kitabınızı alıp gelebileceğiniz ve yanında zengin çin çayı menüsünden verdiğiniz siparişle manzaranın keyfini çıkartabileceğiniz bir yer..

(The Chinese Garden of Friendship is nestled at the south end of Darling harbour and a short walk from Chinatown. It's a great destination to spend some time in peace. You may want to take your book with you or you may just have a nice cup of Chinese tea while you are enjoying the scenery..)


Bu sevimli Water Dragon' a rastlarsanız sakın korkmayın çünkü görünüşünün aksine oldukça sıcakkanlı. Onu doğal ortamında izlemek çok zevkli..

(If you come across with this cute little water dragon, don't freak out.  It may be a cold-blooded animal however it is very warm and welcoming. It's great fun to watch it in it's natural habitat.)


Imperial Costume Hire
Turunuzu daha eğlenceli ve unutulmaz hale getirmek için turistlere yönelik düşünülmüş kimonolardan kiralayıp bir geyşa misali ortalıkta gezinebilirsiniz... Benim kiraladığım yeşil Phoenix işlemeli kimono ölümsüzlük ve yeniden doğuşu simgeliyor.

(You can also hire a traditional Chinese gown to make your trip even more eccentric. The gown I was wearing was a lushes green with the sacred bird Phoenix embroidered on it. Phoenix is a symbol of immortality and being reborn.)




Daha fazla fotoğraf için : http://www.flickr.com/photos/aysinildes/sets/72157629390011439/

Monday, January 24, 2011

The Tree

Monday, January 24, 2011 2 Yorum


 Geçen gün erkek arkadaşımla 21 Ocak Cuma  günü vizyona giren Julie Bertucelli 'nin ikinci filmi The Tree(Ağaç) 'ye gittik. Filmin Avustralya' da geçiyor olması da ablam orada yaşadığı için ayrı bir tercih sebebiydi. Film 2010 yılında Cannes Film Festivali 'nde kapanış filmi olarak gösterilmiş. Buda sanırım beklentilerimi yüksek tutmama neden oldu.. Herhangi bir action ya da fırtına dışında olağanüstü bir sahnesi olmadığı için evde izlenebilecek filmlerden diyebilirim.

Anne rolünde en son Lars Von Trier ' in Antichrist filminde rol alan Charlotte Gainsbourg oynuyor. İnanılmaz itici ve çirkin bulduğum oyuncu hemen hemen her rolünde kendisinden nefret ettirmekte çok usta. Filmde Dawn ismiyle tanıdığımız Charlotte eşinin ölümünden sonra babasız kalan dört çocuğuyla ilgilenmek yerine teselliyi yeni patronunun kollarında arıyor. Kadın zaten itici, bide üstüne eşinin yasını tutacağına bu kadar çabuk atlatması filmin bütün duygusallığını bitirdi. Protesto edip çıkıcaktık nerdeyse :) Özellikle bar sahnesinde ilk adımı atıp adamı öpmesi ve bırak pişmanlık duymayı bide yüzündeki o gülen ifade gerçekten çok sinir bozucuydu.

                                                       Charlotte Gainsbourg

Çok fazla detaya girmeyeceğim. Filmde beğendiğim iki şey var ki  bu da filmi şuanda yazmama sebep olan şeydir. Birincisi küçük oyuncu Morgana Davies (Simone)'in oyunculuğu! Gerçekten ayakta alkışlamak istiyorum. Mimikleri, konuşurken tonlamaları vurgulamaları bu kadar mı güzel rol yapılır. Kesinlikle en iyi çocuk oyuncu ödülüne layık! İkincisi ise filmin adını aldığı ağaç.. Gerçekten bu ağaca film çekilir :) Bunun dışında sahneler,çekim ,doğa .. Herşey o kadar güzel ki, bir an önce Avustralya'ya gidip ablamı ziyaret etmeliyim!

                                                                Morgana Davies


Sadece Morgana Davies ' in oyunculuğu için bile bu film izlenir. Sadece beklentinizi benim gibi yüksek tutmayın yeter :) İyi seyirler...




Copyright © Venus En Me