Friday, January 21, 2011

Çarlık Rusyası ' ndan Sahneler.. Muhteşem Bir Sergi..

Friday, January 21, 2011

Bir kaç gün önce  Pera Müzesi ' ni ziyaret ettim . Şiddetle gitmenizi tavsiye ediyorum! Eğer benim gibi fotoğraf çekecekseniz kesinlikle bir kere daha gitmelisiniz. Ben de öyle yapacağım. Çünkü fotoğraflara odaklanmaktan serginin keyfini tam anlamıyla çıkaramadım. Gidiş amacım Çarlık Rusyası ' ndan Sahneler ve Frida Kahlo  sergisi olsa da diğer sergileride çok beğendiğimi söylemeliyim. Toplam beş kattan oluşan serginin en üst katından başlayıp aşağıya doğru iniyorsunuz. Yukarıdaki  ilk iki katta Çarlık Rusyası ' ndan Sahneler sergisi mevcut. Üçüncü kata geldiğinizde Frida Kahlo & Diego Rivera sergisini geziyorsunuz.  İkinci kattaki Düşlerin Kenti: İstanbul isimli sergi ve son kattaki Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri sergisi birbirini inanılmaz tamamlamış. En son Kütahya ve Çini Seramikleriyle sergi son buluyor. Çıkarken sergiyle ilgili kitap,kartpostal ve hediyelik eşyaların satıldığı dükkana uğramayı unutmayın!  Diğer katlardaki sergilerden bir sonraki yazımda bahsedeceğim..

St.Petersburg'teki Rus Devlet Müzesi'nin koleksiyonundan seçilerek getirilen 65 eser  çalışma hayatı ve yoksulluk, çocukların dünyası, savaş ve ölüm, doğa manzaraları, kadınların kaderi ve kent soylularını konu ediyor.

                                          İlya Repin-Volga Kıyısında Burlaklar (1870-1873)

Rus realizminin temsilcilerinden İlya Repin' in Volga Kıyısında Burlaklar isimli tablosu serginin en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. İşçi sınıfının mücadelesinin anlatıldığı resimde burlaklardan genç ve kırmızıya yakın kıyafetli olanı yerinden doğrulan Rusya'yı sembolize ediyor.

Beni çevreleyen herşey, bana çok büyük heyecan veriyor, beni rahat bırakmıyor ve onları resme dökmemi talep ediyor; Gerçeklik insanı öyle hiddetlendiriyor ki, onu vicdan rahatlığıyla bir örgü örneği  gibi resmetmek mümkün değil.

                                                       İlya Repin-Sınava Hazırlık (1864)

                                                  İlya Repin-Anton Rubinstein Portresi (1887)

Babası rus annesi alman piyanist ve besteci Anton Rubinstein; ''Hıristiyanlara göre yahudiyim, yahudilere göre de hıristiyan, ruslara göre alman, almanlara göre de rusum'' sözüyle unutulmazlar arasındaki yerini alıyor.

                                                        İlya Repin-İşte Enginlik!(1903)

Bazılarının  fırtınaya tutulmuş genç kız ve delikanlının , Rus sanat eleştirmeni Vladimir Stasov tarafından; ''Büyük güçlükler karşısında bile cesur beklentilerini ve mutlu ümitlerini yitirmeyen Rus gençliğini” anlattığını düşündüğü portre beni benden aldı. İşte enginlik! İşte ben!

Ben 60'ların insanıyım. Benim için Gogol'ün, Belinski'nin, Turgenyev'in, Tolstoy'un idealleri hâlâ yaşıyor. Mütevazı çabam, vargücümle düşüncelerimi gerçeğe yaklaştırmaktır: Çevremdeki yaşam beni olağanüstü etkiliyor ve huzursuz kılıyor, adeta kendiliğinden tuvale akıyor.

Aleksey Korzuhin-Düğün Öncesi Eğlence (1889)

Dönemin panayır eğlencelerinin anlatıldığı Halk eğlenceleri isimli bölümde insanların yoksulluklarını ve devlet baskılarını unutup özgürce eğlendiklerini görüyoruz.


                                         Konstantin Makovsky-Maslenitsa Bayramı(1869)

Maslenitsa Bayramı Rusya' da kışa veda ve ilkbaharı karşılama bayramı olarak kutlanıyor.


Nikolay Bogdanov-Okulun Kapısında(1897)


Sergide dikkat çeken diğer bir tema da çocukların dünyası..Özellikle Nikolay Bogdanov' un Okulun Kapısında isimli eseri beni çok etkiledi..

                                                           Karl Lemoh-Yaz Tebriği(1890)

                                                    Nikolay Kasatkin-Öksüzler(1891)

Nikolay Kasatkin' in bu eserinde Rusya'da  o dönemde yaşayan çocukların Türklerle ve bazı Avrupa Devletleriyle olan savaşlardan olumsuz olarak etkilendiğini ve ölüm kavramını düşündüğünü görüyoruz. Duyarlı insanlar olan sanatçıların toplumun sorunlarını böyle güzel bir şekilde betimlemesine tanık olabildiğimiz için  gerçekten çok şanslıyız.

                                                   Alexey Korzukhin-Ekmek Kabuğu(1890)

 Karl Lemoh-Yeni Arkadaş(1885)

İvan Pelevin-Yeni Doğan(1888)

Eserlerin çoğu genel köy yaşantısını ince detaylarla çok iyi anlatıyor.

                                                       Pavel Fedotov-Genç Dul(1851)

Dönemin en önemli sorunların biride küçük kız çocuklarının ve kadınların genç yaşta görücü usulü olarak evlendirilmesiydi. Bir çok kadın kendinden yaşça çok büyük erkeklerle evlendirildiği için erken yaşta dul kalıyordu. Serginin Kadınların Kaderi isimli bölümünde konuyla ilgili bir çok seçkiye yer verilmiş.


                                                       Firs Juravlev-Sunağın Önünde(1874)

                                                   Akim Karneyev-Eşitsiz Evlilik(1866)


                                       Nikolay Yaroşenko-Bilinmeyen Bir Kadının Portresi(1893)

                                                 Nikolay Yaroşenko-Sıcak Bölgelerde(1890)

                                                     Nikolay Yaroşenko-Salıncakta(1888)

İlya Repin' den sonra en beğendiğim eserler Nikolay Yaroşenko' ya ait...


Serginin büyük bir bölümünde İvan Shishkin' in eserlerini görüyoruz. Doğa çalışması yapan ilk rus ressam Shishkin, 1898 yılında tuvalinin önünde ölü bulundu. Eserleri unutulamayacak kalacak kadar detaylı. Öyle ki bakarken kendinizi sanki ormanın içinde hissedebiliyorsunuz..
                                            Ivan Shishkin-Huş Ağacı Ormanında Dere(1883)


                                              Ivan Shishkin-Çam Ormanı Güneşli Bir Gün(1895)

Ve diğer muhteşem eseler...

                                                      Nikolay Koşelyev-Müzik Dersi(1865)


                                                    Valery Yakobi-Dilencinin Paskalyası(1860)


                                                      Vasiliy Maksimov-Kör Usta(1884)

                                                       Vasiliy Surikov-Yaşlı Bostancı(1882)

Sergide olupta buraya koyamadığım daha bir çok harika yapıt var. 20 Mart' a kadar sergiyi ziyaret edebilirsiniz...










3 Yorum:

Bilge Foyle said...

Mükemmel bir yazı olmuş, mutlaka gidicem bu sergiye...

Ayşin said...

beraber gidelim :)

dunyaninenguzeltatlilari said...

Muhteşem olmuş resimlerde harika, kesinlikle gidilesi ...

Post a Comment

Copyright © Venus En Me